Eskişehir ‘Dünyanın en güvenli şehirler” arasında ilk 10’a girerek Türkiye’den tek şehir olarak büyük bir başarıya imza attı…
Uluslararası araştırma kuruluşlarının verilerine göre hazırlanan listede, şehirlerin suç oranları, yaşam kalitesi, sağlık hizmetleri, trafik güvenliği gibi kriterler değerlendirildi.

Eskişehir, düşük suç oranı, güvenli yaşam alanları ve huzurlu sosyal yapısı ile dikkat çekiyor…
Bu başarı da sadece güvenlik güçlerinin aldığı önlemler sayesinde değil belediyelerinde büyük payı var…
Çünkü Eskişehir’de yaşam kalitesi yükseldi…

Eskiden parmakla sayılabilen sosyal donatıların sayısı bugün belediyelerin açtıkları kurslar, kültür etkinlikleri, parklar sayesinde insanlar artık eskisi gibi günlerini kahve köşelerinde, kadınlar evde, gençler sokaklarda geçirmiyor…
Geçmişte Eskişehir’de bir tek Halk Eğitim Merkezlerinin düzenlediği kurslar vardı…

Yine Eskişehir’de bir tek Halk Eğitim Merkezi’nin Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği koroları vardı…
Bugün baktığımızda sayılarını tam olarak bilmiyorum ama en az 20 Türk Sanat Müziği ve Halk Müziği koroları var…
Bu kurslar sayesinde insanlar sosyalleşiyor, gençler boş zamanlarını belediyeler ile Halk Eğitim Merkezi’nin açtığı kurslara katılarak boş zamanlarını değerlendiriyorlar…

Böyle olunca da şehir de gelişiyor, değişiyor ve asayiş olayları da geçmiş yıllara oranla ciddi denilecek kadar düştü…
Bugün genç kızlar, kadınlar, erkek çocukları gece yarılarına kadar tek başına da olsa cadde ve sokaklarda rahatlıkla dolaşabiliyorsa elbette valimiz başta olmak üzere emniyet ve jandarma kuvvetlerinin de çok büyük payları var…
İşte bu nedenle Eskişehir bir değil birkaç kez dünyanın “en güvenli şehirler” arasında ilk 10’a giriyor…
Elbette bundan birileri rahatsız olacaktır…
Kim bunlar?

Çocuklara ve gençlere uyuşturucu satmak isteyenler…
Şehrin asayişini bozmak isteyenler…
Güvenlik güçleri de bunlara fırsat vermeyerek şehrin huzurunun sağlanmasında önemli başarılara imza atıyorlar…
Bu nedenle Eskişehir’de insanlar yaşamından memnun…

* * *

Önceki gün yapılan Büyükşehir Belediye Meclisinin Temmuz ayı toplantısında Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un yaptığı konuşma dikkatimi çekti…
Meclis toplantısına gidemedim…
Ancak internet haber siteleri ile dünkü gazetelerden okudum…
Bu konuyu yazarken Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt’un, Büyükşehir Belediye Meclis toplantısında yaptığı konuşma dikkatimi çekti…
Yazımın başlığı Kazım Kurt’un sözü…

Toplantıda söz alan AK Parti Büyükşehir Belediye Meclisi Grup Başkan Vekili Ahmet Sivri gündem dışı söz alarak, bir önceki Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’in yönetiminde yer aldığı Eğitim, Sağlık ve Bilimsel Araştırma Çalışmaları Vakfı’na (ESBAV) kayyum atanmasına ilişkin, “Şimdi soruyoruz Vakıftan el çektirilen birine belediyede danışmanlık yaptırmak nasıl bir tercihtir?” demiş.
Sorunun muhata batı Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce…
Ayşe Ünlüce de şöyle yanıt vermiş:

“Henüz bitmemiş davalar üzerinden hüküm kurarak suçluymuş gibi, davalar sonuçlanmış gibi konuşmanın bir anlamı yok. Bu vakıf konusuyla ilgili, bir kere burası onun çok konuşulacağı bir yer değil. Vakıf konusu üniversite yıllarında sanıyorum 46-47 yıl önce kurulmuş işlemlerini sürdüren vakıf. Eminim bir sürü denetimden, Sayıştay denetiminden, soruşturmasından da zamanında geçmiştir. Şu an geldiği noktada devlet denetleme kurulu raporları üzerine 2 ayrı dava açılmış. Bir hukuk, bir de ceza davası. Davalar da sürüyor. Sizin de dediğiniz gibi burada yargısız infaz yapmak doğru değil. Davalar sürüyor. Buradan beraat da çıkabilir, mahkeme ret de olabilir, kabul de olabilir. Henüz belli olmamış konular üzerine hüküm kurarak konuşmayı doğru bulmuyoruz. Biz kimsenin yargılanmasına karşı değiliz. Sadece yargılanma sürecinde kanun açıkça tutuklu yargılama hallerini belirtmişken, bunları aykırı yapılan uygulamalara karşı olduğumuzu belirttik. Yoksa bugün Ahmet Başkan da ben de yargılanabiliriz. O ayrı bir şey. Ama burada tutukluk halleri kanunda açık açık yazılmışken bu hallerin oluşmamasına rağmen tutuklu yargılamalara karşı çıkıyoruz. Bu yargılamaların şeffaf bir şekilde yapılmasını istiyoruz”.

“TÜRKİYE’Yİ YÜZDE 50-50 BÖLDÜNÜZ”

Ahmet Sivri’nin ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili ve Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Görülmekte olan bir davayla ilgili çok ayrıntılı bilgi sahibi olmuş arkadaşlarımız. Burada gündeme getirilmesi çok doğru bir şey değil, hukuka da uygun değil. Ama Türkiye’de sanki başka işler olmuyormuş gibi derleyip, toparlayıp bir tek noktaya konuyu getirmeye kalkmak iyi niyetle bağdaşır bir hareket değildir. Doğru hamle, doğru durum sizin taktirinizdedir, değerlendirme, kimi danışman yapacaksınız bu sizin bileceğiniz iştir” diye yanıt vermiş…

İktidarın CHP’yi düşman noktasına getirdiğini söyleyen Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, “Yüzde 50-50 Türkiye’yi böldünüz. Ve bu bölünmeyi körükleyen işlere devam ediyorsunuz. Aynı şekli Eskişehir’de de uygulamaya kalkmayın. Eskişehir’de insanlar yaşamından memnun”.

“TÜRKIYE AÇISINDAN ÇOK OLUMLU GÖRÜNMÜYOR”

“Türkiye gerçekten Ahmet beyin söylediği gibi bir değişim, dönüşüm süreci içinde. Bu süreç Türkiye açısından çok olumlu görünmüyor bizim penceremizden bakıldığında. Çünkü Ortadoğu’da gelişmelerde bizim artı pozisyonumuz söz konusu değil. Tamamen Amerika’nın çıkarları doğrultusunda çizilen çerçeve hayata geçirilmekte. Biz de orada kolaylaştırıcı rolünü üstlenmiş bulunmaktayız. Bunun sonunda kim ne kazanır göreceğiz. Ama görülen şu; yanlış bir yola doğru gidiyoruz. Türkiye’de terör, terörle ilinti, terörle bağlantı ya da terörle iltisak nasıl ve hangi yöntemlerle yapılır onu biz bilmeyiz ama iktidar bu işi çok iyi biliyor ve dün yaşanan olaylar Türkiye’de nereye doğru gittiğimizin kanıtıdır”.

“TÜRKIYE’DE KARDEŞLIK ISTIYORUZ”

Başkan Kurt, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:
“Amerikan Büyükelçisi Ortadoğu’yu şekillendirmek üzere Türkiye’ye gelmiştir ve onun söyledikleri doğrultusunda gelişmeler söz konusudur. Irak’ta bir senaryo çizildi. Bir silah teslimi ve yakma gösterileri gerçekleşti. Ama ne yazık ki bu işi organize ettiğini söyleyenler, terörü susturduğunu söyleyenler oraya gidemedi. Niye gidemedi? Utançlarından gidemedi. Dolayısıyla ben çok iyiyim, bütün olumsuzluklar sizde. Böyle bir toptancı siyasi yaklaşımla bu işler olmaz. Barış evet istiyoruz. Türkiye’de kardeşlik istiyoruz. İç cepheyi genişletmek ve dizayn etmek hep birlikte olmak istiyoruz. Ama sanki CHP düşman noktasına geldi. Başkalarıyla siz bu işi yapmaya kalkıyorsunuz. Yüzde 50-50 Türkiye’yi böldünüz. Ve bu bölünmeyi körükleyen işlere devam ediyorsunuz. Aynı şekli Eskişehir’de de uygulamaya kalkmayın. Eskişehir’de insanlar yaşamından memnun. Belediyelerimiz çalışmalarında başarılı bir noktada. Ve halkımızın da memnuniyet düzeyi oldukça yüksek bir noktada. Onun için bu polemiklerden lütfen vazgeçelim.”
* * *

ESKİŞEHİR GÜVENLİ

AFAD, 2025 yılına ait güncel deprem tehlike haritasını yayımladı. Düşük ve yüksek riskli bölgeler netleşti. Harita, vatandaşlara ve yerel yöneticilere yol haritası sunuyor.

Deprem kuşağında yer alan Türkiye için sismik tehlike her zaman gündemdeki yerini koruyor. AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı), 2025 yılı itibarıyla Türkiye Deprem Tehlike Haritasını yenileyerek erişime açtı. Harita, ülkenin dört bir yanındaki fay hatlarının konumunu ve sismik risk seviyelerini net bir şekilde gösteriyor. Böylece vatandaşlar yaşadıkları bölgelerin deprem risklerini daha yakından tanıma fırsatı buluyor…

DEPREM RİSKİ DÜŞÜK OLAN GÜVENLİ ŞEHİRLER

AFAD’ın verilerine göre Türkiye’de aktif fay hatlarından uzak, sismik aktivitesi düşük şehirler şöyle sıralanıyor:
Aksaray: 5. derece deprem bölgesinde yer alıyor.
Niğde: Şehrin tamamı 4. ve 5. derece risk grubunda.
Karaman: En düşük riskli illerden biri olarak öne çıkıyor.
Nevşehir: 4. derece risk seviyesinde.
Yozgat, Kırıkkale ve Kırşehir: 3. ve 4. derece risk bölgeleri arasında yer alıyor.
Ankara: Başkent genel olarak 3. derecede yer alsa da, Etimesgut ve Mamak gibi ilçeler 4. derece risk taşıyor.

KARADENİZ'DE DEPREM RİSKİ EN AZ OLAN BÖLGELER

Deprem açısından en güvenli kabul edilen şehirler arasında Karadeniz kıyıları da bulunuyor. İşte yapılaşma açısından da güvenli kabul edilen bazı iller:
Bartın: Fay hattına 132 km mesafede yer alıyor.
Zonguldak: 2. derece risk grubunda ama sismik aktivitesi oldukça düşük.
Sinop: Türkiye’nin en sakin sismik geçmişine sahip şehirlerinden biri.
Giresun ve Trabzon: Karadeniz’in göreceli olarak güvenli şehirleri arasında.

İÇ KESİMLERDE GÜVENLİ ALANLAR DİKKAT ÇEKİYOR

Bazı şehirlerde kıyı bölgeleri riskli olmasına rağmen, iç kesimlerdeki ilçeler daha az tehlike arz ediyor:
Mardin: 3. derece deprem bölgesi olarak sınıflandırılıyor.
Antalya: İl genelinde zemin yapısına göre farklılıklar görülüyor.
Artvin: Sahil kesimleri riskli; iç bölgeleri ise daha güvenli kabul ediliyor.

DEPREM RİSKİ EN YÜKSEK OLAN İLLER

Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde bulunan iller en yüksek risk grubunda. İşte liste:
Erzincan, Tokat, Amasya, Kastamonu, Çankırı, Karabük
Düzce, Bolu, Sakarya (Adapazarı), Yalova, Kocaeli, İstanbul
Çanakkale, Balıkesir, Bursa
Bu şehirler, büyük yıkımlara neden olabilecek depremlere açık olan bölgeler arasında.

TÜRKİYE'DEKİ BAŞLICA FAY HATLARI HANGİLERİ?

Türkiye'nin deprem üretme potansiyeli yüksek olan üç büyük fay hattı bulunuyor:
Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF): Doğu Karadeniz'den başlayıp Marmara Denizi üzerinden Ege'ye uzanır. En aktif ve en tehlikeli fay hattı olarak bilinir.
Doğu Anadolu Fay Hattı (DAF): Doğu Anadolu Bölgesi’ni etkisi altına alan ikinci büyük fay hattıdır.
Batı Anadolu Fay Hattı: Ege Bölgesi’nde yer alır ve sık sık orta şiddette depremlere neden olur.

UZMANLAR UYARIYOR: HARİTAYA GÖRE ÖNLEMİNİZİ ALIN!

AFAD’ın yayımladığı bu harita, sadece bilgi amaçlı değil, aynı zamanda önleyici adımlar için de rehber niteliği taşıyor. Risk seviyesinin düşük olduğu bölgelerde bile zemin yapısı, bina dayanıklılığı ve yapılaşma planları büyük önem taşıyor. Uzmanlar, bireysel farkındalığın artması ve yerel yönetimlerin zemin etütleriyle hareket etmesinin yaşanacak olası depremlerde hayat kurtarıcı olabileceğini vurguluyor.
* * *
AFAD’IN 2025 yılına ait güncel deprem tehlike haritasını incelediğimde Eskişehir deprem tehlikesi altında ilk sıralarda yer almıyor…
Bu sevindirici haber…

Ancak çevre illerde meydana gelebilecek büyük depremlerden etkilenecek…
Deprem de güvenli iller arasında yer alsak da tedbiri elden bırakmamak lazım…
Özellikle İMO Başkanı Orkun Kılıç’ın “Yapı stokumuz eski. Bunları mutlaka yenilemeliyiz” uyarılarını da dikkate almalıyız…
Kentsel Dönüşüm özellikle çok eski yapılaşmaya açılmış mahallelerden başlamalı…
Birde özellikle Yunus Emre, Atatürk Caddesi’ndeki altlarında işyerleri bulunan çok katlı binalara da dikkat çekilmişti…
Bu konuda bir çalışmanın başlayıp başlamadığını bilmiyorum…
Bu iki caddedeki yapılarda mutlaka incelemeden geçirilmeli…
* **