Telefon ettim, gel abi yerimdeyim dedi. Kapıda karşıladı. Ülke meselelerini ve esnafların durumunu konuştuk. Yaptığım en önemli hizmetlerden biri diye başladı söze... 2014 Ocak ayında temelini attığımız ve 1 Mayıs 2014 ayında bitirdiğimiz şu anda oturduğumuz hizmet binası. Binanın en alt katında, 300 kişilik bir konferans salonu var. Bunların tefrişatı var. Bu işler hiç kolay işler değil. Biz şikayetçi değiliz. Esnaf kardeşlerimize hizmet etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Burada, esnaf ve sanatkarlarımıza mevzuatların öngördüğü programlarımız doğrultusunda eğitim hizmeti veriyoruz.
Bundan sonrada, daha kaliteli hizmet verebilmek amacıyla programlar hazırlayacağız ve sürekli olarak sürdürülebilir hizmet içi, üyelerimizi geleceğe hazırlamak için belli konu başlıklarını içeren, konferanslar düzenleyeceğiz.
Her şeyimizi hazırladık. Oda yönetimi ve başta genel sekreterimiz olmak üzere, memur arkadaşların özverili çalışmaları ile 'koronalı' zor günleri birlikte göğüsleyerek bu günlere getirdik.
*****
Çaylarımızı içerken yapılan kongreleri de konuştuk. Nasıl gidiyor diye sordum? İyi gidiyor dedi.
Küçük esnaf zannedildiğinden çok daha vahim durumda. Orta ölçekli esnaf ise sermayeden yiyiyor. Ödediğimiz KDV oranı % 1' e düşürülünce % 7' lik kaybımız var. Ne olacağını da bilmiyoruz. Bu bizim için çok ciddi bir kayıp. Kararlar verilmeden önce kimse bizlerin fikrini sormadı bile. Mağduruz.
Özellikle, elektrik ve doğal gaz faturaları bizleri çok sarstı. Birçok arkadaşımız kepenklerini kapattı. Özellikle yemek, içme sektöründe ciddi kayıplar var. Girdi maliyetleri o kadar çok yükseldi ki, eskiden vatandaş ailesi, eşi dostu ile yemek yerken, şimdi ayaklarını kestiler. Ne yapsınlar? Hizmet sektörü olarak dayanacak sabrımız kalmadı artık 'bıçak kemiğe' dayandı.
Ben bütün odaların, esnafların dertlerini dinliyorum. Sorunlarına çare olmak için, dertlerimizi anlatmak için çalmadığımız kapı kalmadı dedi.
Ekrem Birsen'e, yeniden aday olacak mısın sorusuna net yanıt verdi. Evet, 'adayım'. Ben dedi, birliğimizin tabii delegesiyim. Birlik başkanlığım devam ettiği sürece, 'tabii delegelik hakkım' devam eder. Manipüle etmek isteyen bir zihniyet var. Oda başkanlarımızın birçoğunun şahsıma önemli destekleri var. Ben, bu destekleri yok sayamam. Onların bana verdiği güçle adayım.
.jpg)
Çünkü 'Projelerim bitmedi, ' daha çok yapacak işi var... Onları gerçekleştirmek için genç ve dinamik ekiplerle birlikte iyi hizmet verebilmek gayretindeyiz. Esnaf arkadaşlarımızın bizlerin gece gündüz demeden nasıl çalıştıklarımızı yakından takip ediyorlar. Konfederasyon düzeyinde dertlerimizi anlatabiliyoruz. Dertlerimizi dinliyorlar. Genel kurulda açıklayacağımız projelere oy isteyeceğiz, güven tazeleyeceğiz dedi.
Sohbetimiz bitti. Kapıya kadar yolcu etti.
Söylediklerinin özeti bu.
****
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin seçim tarihine çok az kaldı.
Ekrem Birsen, büyük oranda oda başkanlarının onayını almış durumda.
Birlik koltuğunu kaybetmek istemiyor. Koltuk çok önemli. Dile kolay! Çok uzun yıllar, kahveciler oda başkanlığından, birlik başkanlığına gelmek ve orada uzun yıllar kalabilmek maharet ister
Rakip olabilecek potansiyel adaylar şu anda adaylık yoklamaları çekiyor.
Bakalım genel kurulda ne olacak. Muhalefet aday çıkartabilecek mi? Yoksa genel kurulda delegeler Bir-Sen'le devam mı diyecek?
Yoksa!
ELEKTRİKÇİLER ODASI SEÇİMLERİ YAPILDI
Eskişehir Elektrikçiler Esnaf ve Sanatkarlar Odası Genel Kurulu'nda yapılan seçime başkan adayı olarak Ahmet Namık Akdoğan ve Cafer Adıgüzel katılmıştı. Yapılan seçimin sonunda ipi göğüsleyen Ahmet Namık Akdoğan olmuştu.
.jpg)
Akdoğan çok eski bir arkadaşımız. BBP il başkanlığından başlayan politik süreçte Genel merkez MKYK üyeliğine kadar gelen bir isim.
Sohbetimiz biraz uzun sürdü. Nedeni de Odanın en büyük özelliği teknik bir oda olması. Diğerleri gibi değil. Sorunlarda büyük.
Eskişehir Elektrikçiler Odası Eskişehir'de Cemiyetler Kanunu göre, 1954 yılında 'Eskişehir Elektrik Teknisyenleri Derneği' adı altında kurulmuş.
17.07.1964 tarihinde kabul edilip 04.08.1964 tarihinde yürürlüğe giren 507 sayılı esnaf ve sanatkar kanunu yürürlüğe girince derneğimiz, 30.04.1965 tarihinde 507 sayılı yasaya intibak ederek kamu durumu niteliği kazanmış olup 17.05.1991 Tarihinde Büyük Millet Meclisine kabul edilen 3741 sayılı kanunla 'Eskişehir Elektrikçiler Odası' ismini alarak bugüne kadar bu isim altında görevine devam etmektedir.
Bizler enerji sektörünün lokomotifi fen adamlarıyız. Hem kaynakların enerjiye dönüşmesinde, dönüşen enerjinin üretime aktarılmasında önemli rol oynuyoruz diye başlıyor sözlerine. Eğitim olarak meslek lisesi, teknisyen veya teknikerlerden oluşmaktayız. Üç bakanlığa karşı sorumluluklarımız var.
400 yakın üyemizle şehrimize enerji iletim, tesisat montaj diye başlıyor sözlerine... Başkan dertli. Özellikle Tansu Çiller döneminde, MEB tarafından uygulanan 24 haftada ustalık belgesi verilmesi ilgili projenin uygulamadan çıkartılmasını istiyor. Böyle bir şey mantıksızlık olur mu diyor? Bizler meslek lisesini bitiriyoruz, üzerine bir de 2 yıllık ön lisan okuyoruz. Teknisyen, tekniker oluyoruz. Sonra, 6 ayda kursa giden ustalık belgesini alsın ve iş yapsın..
Tam bir saçmalık. O zaman meslek ve teknik liselerine ne gerek var? Söylediklerinde haklı. Ülkemizde teknisyenler ve teknikerler, 10-15 günlük çıraklık eğitim, halk eğitim ve Ormek Belediye Meslek Edindirme Kursu mezunlarıyla aynı kategoride değerlendirilmektedir. Eğer kendi okullarında yetiştirdiğin teknik nitelikli kişilerin aldıkları eğitimi beğenmiyor yerini çıraklık eğitim kursları ile doldurmaya çalışıyorsanız. Pahalı eğitim olan Mesleki teknik eğitim veren lise ve MYO ları kapatılmalı ya da, işin doğrusu yapılması gereken MYO larını yeni bir statü verilmelidir. teknoloji fakültelerine dönüştürülmelidir. Mezuniyet sonrası istihdam edilmeleri sağlanmalıdır
Bu durumu saçmalık olarak değerlendiriyor.
Dertleri çok. Dinledikçe çok başka sorunların var olduğunu görüyorsunuz. Konuların boyutu politikacıları ilgilendiriyor. Fakat, politika yapanların hiç birinde bu konu başlıkları maalesef yer almamış.
.jpg)
Elektrikçiler odası genel kurulunda başkan olarak seçilerek yeni dönemde değişimi başlattığını söyleyen Namık Akdoğan, elektrikçiler odası teknik ağırlığı olan önemli bir oda. Çünkü diğer odalara benzemiyor. Diğer odalardan farkı şu. Teknik bir oda. Özellikle inşaat sektörünün vazgeçilmezleri arasında yer alan bir oda. Evimizdeki, duyumuzdan, prizimize, sayaçlardan, döşenen NY kablolarına, enerji nakil hatlarından tutunda, santrallere kadar her yerde bizler varız. En yüksek ve kalite denetimi olan ve % 100 bilgiye ve sıfır hata ile uygulama projesini gerçekleştirmek zorundalar.
Önemi burada başlıyor. Proje uygulamalarında yapacakları bir hatanın bedeli çok can ve mal kayıplarına neden oluyor Kısacası, hayatımız onlara teslim edilmiş durumdayız. Çok ciddi eğitimin yanında, 'usta-kalfa' ilişkilerin uygulamada çok daha büyük önem kazanıyor. Sürekli kendini yenilemek zorundasınız. Diğer odalardan farkları bu.
Başkan, Ahmet Namık Akdoğan yeni dönemde çok daha fazla çalışacağız. Zira Türkiye'nin enerji sorunu var ve bizler enerjiye yerli ve milli kaynaklara dönmeliyiz dedi.
Sordum birlik seçimlerini nasıl görüyorsun? Çok net yanıt verdi. Arkadaşlar zemin yoklaması için geliyorlar. İstişare ediyorlar. Onlara söyledim. Birlik olun, dirlik olun, beraber olun, Eskişehir halkı için çalışın.
Daha ne söyleyeyim.
*****
Yaşamın dersleri...
Hayatta en kötü deneyim nedir bilir misiniz? Ona değer verdikçe, şımarır. Ne oldum delisi olur. Kendi kişiliğini unutur. Öyle bir noktaya gelir ki, kendisini ışık zanneder.. Herkesin kendi çevresinde tavaf edilmesini ister. Vazgeçilmez biri olduğunu zannetmeye başlar. Nereden geldiğini çok çabuk unutur. Halbuki kişilikli insan ise değer gördükçe seni yüceltir. Çünkü seninle değerli olduğunu bilir.
Onun için hiç kimseye hak ettiğinden fazla değer vermeyin. Değer verince değişmeyen insanları dost edinin. Sosyal yaşamınızın tek güvencesi budur. Değersizleri yok varsayın gitsin...