Şöyle yakın geçmişe bir göz attım.
Mesela merkez sağın önemli tanınmış isimlerinden biriydi Necati Okuroğlu.Akıl hocası.Politik yaşamında hep darbelere takıldı.
60,71,12 Mart,80,28 Şubat,15 Temmuz kalkışmasını, darbelerini görmüş birisi
Mebus olmayı çok arzu ediyordu.
Nasip olmadı.
Rozeti yakasına takamadan, milletvekili yemini etmeden ahirete göç etti.
Ama aklından hiç çıkmadı.
AKP'yi destekledi..
Tayyip Erdoğan'ın cesaretini severdi.
Rüyalarında bile hep vekil olmuş görüyordu.
Nasip.
****
Mesela,Cengiz Hardura.
Cengiz Hardura, Anavatan Partisi'nde Merkez İlçe Başkanlığıve Demokrat Parti'de ise MYK üyeliği yapmış bir isim.
Eskişehir siyasetini bilir.
Telefonla arar, çok uzun konuşmalarımız olur.
Kendisi Ankara'da ikamet ediyor ama bir ayağı Eskişehir'de.
Eskişehir hava hastanesinin karşısındaki eczanesine bazen uğrardım yanına.
Şehirle dertlenen fikri olan bir aydın.
Çok okuyan, araştıran, soran bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmayacağını bilen ve entelektüel bir isim.
Onda da siyasi bir arşiv var.
Politikanın Münevver isimlerinden bir değer.
****
Basında, merkez sağın birleşmesi için bir psikolojik baskı var.
ANAP ve DYP.
Mehmet Ağar ve Erkan MUMCU.
Birleşin de birleşin.
Çünkü, 3 kasım 2002 seçimlerinde ANAP ve DYP baraj altında kalmıştı..
Parti tabanı, AKP'ye kaymaya başlamıştı.
Tansu Çiller yönetimindeki DYP ağır bir yara almış, Mesut Yılmaz Başkanlığındaki ANAP kan kaybetmişti.
ANAP'ın peteğindeki bal bitmiş, Tansu Çiller'in olayları ayyuka çıkmıştı...
İki parti kongrelerini yaptılar ve sözde birleştiler.
Birleşme kongresinde ANAP genel başkanı olan Erkan Mumcu'nun kripto bilgileri var..
Açıklamıştı..
Tabii bu sentetik birleşmeydi. İşin doğasına aykırıydı.
Görüşmelerimizde eski deneyimlerini aktarırken ilginç bir anekdot anlatmıştı.
Birazda eczacılıktan gelen birikimiyle metafor yaptı..
Çok beğendim.
Dedi ki;
-'Benim Eczanede ki raflarda öyle ilaçlar var ki, ölüm döşeğinde ki hastalara can verir. Ama bu ilaçların tarihi geçmeye görsün. Hiçbir netice vermez'. Hatta öldürebilirde.
Yani son kullanma tarihi önemli. Demek istiyordu Hardura.
****
Peki, 'Böyle bir birleşme olmasaydı, her iki partinin de esemesi okunmayacaktı'.
Peki, şimdi esamisi okunuyor mu?
Okunmuyor.
Geldiğimiz noktaya bakın. Tutarsız ve ilkesiz birleşmemelere bakalım. Sonuç hüsran.
Ortada DP'mi var.
Meral Akşener Yeni merkez sağda çekim alanı ile doldurmaya çalışıyor.
Hem milli,hem sosyal muhafazakar,hem Atatürk çizgisinde yurtta sulh, cihanda sulhu savunurken, milli çıkarlarımızı da göz ardı etmiyor.Suriye meselesinde Tezkereye olumlu oy kullanıyor.
Cumhuriyetçi, Seküler, hem de demokratik sisteme inanmış.
Sağduyuyu temsil ediyor.
Çıkışının, temelinde bu yatıyor.
Onun için başbakanlığı hedeflemiş.
****
Ne oldu Tansu Çiller'e? Dolaştı durdu. Sonra? Baktı ki kimse yok etrafında..
Eskiden Esat Kıratlıoğlu vardı.
Şimdi toplumda karşılığı yoktu.
Bacımızın sicil meselesi.
Susurluk, devlet ve mafya ilişkileri..
Vatandaş, kendisine atılan kazığı hiçbir zaman unutmaz.
5 Nisan kararları alındı.
2 anahtar vaat etmişti, vatandaşın eldekileri de gitmişti.
Eşarplı sarışın, botokslu güzeller.
Siyasette deneyim çok önemlidir ama bilgelik çok daha önemlidir.
Bilgelik Boğaziçi okumakla olunmuyor. Magazin sayfalarında endam etmekle de olmuyor. Bazen insanları dinleyeceksin!
Özal boşuna mı dört eğilim demişti.
Rasyonalizm.
Anlayacağınızı, anladınız herhalde!
****
Bir zamanlar ANAP'ta milletvekilliği yapan, partinin önde gelen isimlerinden olan Mustafa Balcılar ortada. Hemen yanında ANAP'ta değişik görevler üstlenen isimlerden biride Eczacı Cengiz Hardura.
Ve partinin önde gelen isimlerinden Hani 'Eskilerden kim kaldı' denir ya. Öyle Mustafa Balcılar çekildi köşesine. Eskişehir'e bile gelmeden, İstanbul'da yaşadığı söyleniyor. Ömer Kurt neden politikayı bıraktı bilen yok.
Eczacı Cengiz Hardura siyasetin fotoğrafını çeken doğru okumaları yapan kanaat önderlerinden birisidir.
Ama baktı olmuyor. Eskişehir de, dar alanda kısa paslaşmalarla ömür geçiyor.
İşim, eşim, çoluk, çocuk deyip, ver elini istikamet Ankara.
Cengiz Hardura'nın yönetim için çok önemli bir değerlendirmesi var. Özellikle muhafazakarlar için çok önemli mesajlar içeriyor. Çok hoşuma gitti analizi. Olduğu gibi alıntıladım ve yazdım.
Diyorki;
Bunların en son derdi din. Mukaddes değerleri istismar ederek siyaset yapılmaz.İşlerine geldiği zaman bu helaldir,işlerine gelmediği zaman bu haramdır diyen, piyasa ve müşteri memnuniyetine göre fetva veren devlete kene gibi yapışan, devletin içine sızan tarikat ve cemaatlerin kayıt altına alınmasını gerekir. Sırf seçim üzerine kirli pazarlıklar ve tavizler karşılıklı alışveriş gösteriyor. Kindarlık iki yüzlülük oluyor, din üzerinden rant ve iktidar devşirmek oluyor. Din üzerinden, her türlü melaneti yapıp din'le onun üzerini örtmek için her şeyi mubah gören zavallılara daha ilk adımda şirke giriyorlar.Dini figürler üzerine siyaset ve mukaddes değerleri istismar ederek siyaset yapılmaz. Yalanlarını Allah'a isnat edenden daha zalim kim olabilir?
****
Çok doğru bir tespit!
Dinin siyasallaştırılması.
En tehlikelisi..
Daha ne desin. Az ve öz.İşin ilginç tarafı bu tespitleri AKP içinde kurucu milletvekilliği yapmış dürüst birçok vicdanlı politikacılarda yapıyor.
Metin Külünk bile isyan etmiş.
Arınalım.
Anlamlı sözler..
Zalimleri çarkı, cahillerin çalışmayan kafalarıyla döner. Gerçeği bilip susanlar, gerçeği bilmeyip söyleyenler kadar tehlikelidir.