Devleti kuran kurucu bir parti.
Yanında merkez sağ –seküler İYİ parti. Saadet, Gelecek, Demokrat ve Deva partisi.
DSP, Memleket partisi, zafer partisi, işçi partisi, emek partisi Değişim partisi masada yoklar.
Peki, bu partilerin söyleyecekleri bir şey yok mu?
Elbette var.
O halde neden yoklar?
Açıklamaları yok.
Millet ittifakının bileşenleri çözüm önerilerini sıraladılar ve BASINA uzun bir bekleyiş sonunda açıkladılar.
Ana başlık belli.
Güçlendirilmiş parlamenter sistem nedir? Hani güçler ayrılığı ilkesi. Okudum ve inceledim. Siyaset bilimi ışığında sosyolojik ve hukuki, teknik olarak birçok eksikliklerle dolu, birbirleri ile çelişen konu başlıkları var.
Şimdilik şunu söyleyebilirim. İnanın bu sistem mevcut sistemden çok daha kötü sonuçlar verebilir. Unutulan insan gücü niteliği..
Şu kadarını söyleyebilirim. Partilerimiz demokratik bir yapıda değil ki, ülkede demokrasi olsun.
Partilerin başında politik oligarkları var ve kendilerini LİDER zannediyorlar..
Egoları tavan yapmış.
TV de açık oturumda gazetecilerin karşısında bir araya gelmiş değiller.
Şu anda, derli toplu politika üretebilen iki ana akım göze çarpıyor. Fakat onlarda işi yürütme üzerine kurgulamışlar..
Yasama organının görev ve yetkileri net değil. Örnek milletvekilleri adaylarını ve sıralamalarını kim belirleyecek?
Nasıl belirleyecek?
Genel merkezin bu konuda yetki sınırı ne olacak? Genel başkana kayıtsız şartsız itaat kültürü yerine ne geliyor.
Nasıl bir seçim kanunu? Neden? ' dar bölge' sistemi getirilmek istenmiyor. Çünkü bu sistem gelirse lider oligarşisi sona erer..
Onun için lider dediklerimizi hiç biri bunu istemezler.
*****
Zaman içinde şunu da gördük. Kavramlar iç içe geçmiş. Bu konuda çok yetkin anayasacılarımız olmasına rağmen onların deneyimlerinden ve geçmişte çekilen sıkıntıların nedenleri üzerinde çok ciddi çalışmalar yapmış olanların çalışmaları keşke gözden geçirilseymiş..
Başkanlık modeli de demokratik olabilir. Önemli olan sistemde ' denetlenebilir ve hesap verebilirlik' kavramların denetlenemeyen her şey sorgulanmayacak ise nasıl demokrasi olacak?
Bunu bütün partilerde görüyoruz.
Sorunun temelinde ne var?
Partilerin iç işleyişleri ne kadar demokratik.
Ben söyleyeyim. Hiç bir siyasi parti demokratik değil. Birazcık eleştiri yapanlar kendilerini kapının dışında buluyorlar.
Onun için yeni kurulmuş gece kondu çata pata tabela partileri de teşkilatlanma, yönetim ve mali sıkıntıları çekiyorlar.
Particilik yapmak o kadar kolay olmuyor.
Particilik yapmak artık 'dava' yerini bireysel çıkarlara dönüşmüş durumda.
Parti içindeki klikleşme ve kavgaların ana nedeni ise, birilerini bir yerlere taşımak amaç olmuş.
****
Ali Babacan: 'Putin, iktidarın bir kişinin elinde toplanmasının ne kadar tehlikeli boyutlara ulaştığının örneği oldu. Sözüm ona güçlü liderlerin, kendi ülkesine, halkına ve dünyaya ne büyük bedeller ödettiğini çok net görüyoruz. O yüzden biz bu sisteme format atacağız.' demiş?
İyide bu nasıl olacak?
Ne cevherler var.
Defalarca benzer sözleri söyleyen var.
DEVA' nın güçlü bir örgütü var mı? Bu soruyu kendilerine sormak lazım.
Örgüt olamadan çalışma yapamazsınız.
Nitelikli üyeniz yoksa hayal kırıklığına uğrarsınız.
Programınızı sadece ekran yüzü televizyona sınırlı sayıda çıkartılan Ali Babacan ile olmaz.
Kadrolarına bakıyorum. Kurmay düzeyde.
Çözüm önerileri dedikleri de bilinen ve tekrarlanan şeyler..
Güçlü stratejik planlarınız olacak. Nitelikli üyeleriniz olacak. Programlarını anlatabilesiniz. Sosyal medyadaki ile bu işler olmaz. Siyasetin ancak bir parçası olabilir.
Konvansiyonel medyada olmak zorundasınız.
Alternatif programlarınız net olmalı. Caklı, cuklu bitmemeli. Edeceğiz, yapacağız ile bitmemeli.
Zaten yuvarlak masadasınız.
Belki Babacan iyi bir ekran yüzü ama yeterli değil. Partinin çok disiplinli ve denetlenebilir raporlama sistemi ile çalışması gerekiyor.
Soru şu.
Samimiyet var mı?
Görünen şu.
ESKİŞEHİRDE; İl başkanı Haşim Ateş kuruluşunun 2.yılı nedeniyle açıklama göndermiş.
Eskişehir il örgütü disiplinli ve programlı çalışsa da bazı engelleri aşabilmiş değil.
Elbette bunun nedenleri var.
Hele kongresi yapılmayan Tepebaşı ilçesinde sorunlar büyüdükçe büyümüş, dedikodular bitmek bilmiyor.
Sıkıntılı bir dönemin ötesinde, yapılanlar kamuoyunda ciddi olarak tartışılır hale gelmiş durumda..
Nedeni de, Genel merkez tarafından onaylanan ilçe 'kurucu yönetim kurulu' nedeni bilinmeyen bir nedenlerle çoğunun bilerek ve isteyerek tasfiye edildiği gibi, bir kısım üyelerin haberi bile olmadan yönetim kurulu üyeliklerinden düşürülmüş olmaları.
Tam bir hukuksuzluk düzeni...
Bunun nedenini de ne! Kurucu üyelerde bilmiyor. kendilerine açıklama bile yapılmamış.. Sadece söyledikleri şu? İnanılmaz şeyler dönüyor.
Bizlere ilettikleri kadarı ile özetlersek, İftira atmaktan çekinmeyen bir 'güruh', partiyi babasının çiftliğiymiş gibi davranıyor muş. Partiyi büyütme, üye kayıtlarını çoğaltama, partinin etkinliklerini aktif olarak kamuoyu ile paylaşma yerine, parti faaliyeti olarak köftecide, yemekte, ciğercide, pastacıda, cafede pozlar vermeyi parti faaliyeti olarak değerlendiriliyor.
Çalışalım diyenlere de kapı gösteriliyor muş..
Tabii ne kadar parti faaliyeti sayılıyorsa?
Bizlerin somut görebildiklerimiz, haber kaynaklarından bizlere iletilenler bunlarla sınırlı değil elbette. Etik değerler açısından uygun bulmadığımızdan tasnif dışında tutuyoruz..
*****
Kendilerini yetkili genel merkez den sorumlu olarak değerlendiren yöneticiler gelin ve araştırmalarınızı çok gizli bir şekilde yapın.
Duyduklarınıza inanamayacaksınız!
İstifa eden edene.
Kimler kimlerle beraber?
Tepebaşı'n da adeta yok gibiler. Particilik adına çok farklı tablolar ile karşılaşabilirsiniz.
Belki Partinin iç meselesi olarak görüle bilinir amma, içerde kazan fokurduyor.
Sorumlusu da belli. Genel merkezin görev ve yetkilerinin de yetkileri belli. Tüzükte belli..
Belli olmayan tek şey belirsizlikler! Şimdiye kadar gereği yapılmamış her nedense.
DEVA milletin derdine DEVA olacaksa partiyi kişilerin bireysel tasallutundan kurtulmalı, bireysel egolarına kurban etmemeli..
Yoksa, büyük bir hayal kırıklığına uğrayabilir..
Partiye ağabeylik yapmak isteyen İl başkanı İsmail Haşim Ateş'in iyi niyetli girişimleri maalesef karşılık bulmuyor..
Şimdilik noktayı burada koyalım.
Eğer Ali Babacan partisini kitle partisi haline getirmek istiyorsa, ilk önce kendi örgütlerine bakmalı, swot analizi yapmalı ve çok geç kalmadan 'format' atmalı.
BU PAZAR SEÇİM OLSA DEVA HAZIR MI?
Türkiye'de en hızlı şekilde, rekor süre ile kadrolaşarak seçime katılmaya hak kazanan parti olarak kadrolarımız hazır, çözümlerimiz hazır. Bu Pazar Seçim olsa DEVA hazırmış!..
Yapmayın yahu!.
Elbette, Sezar'ın hakkını Sezar' a da vermek gerekiyor.
Bunların başında İL teşkilatının programlı bir şekilde yapmış olduğu ziyaretler. Konu başlıkları ve gündemle ilgili sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri ile yaptıkları temaslar, sorunlara eğilişleri sosyal medyayı etkili bir biçimde kullanmaları dikkat çekiyor elbette.
Koşturanların içinde göze çarpan isimlerden biride Yasemin Arıkan Çoruk ve Gül Ahu Oflas ikilisi göze çarpanlardan. Son haftalarda çok ciddi bir çalışma içine girmişler. Odunpazarı Belediye Meclisini izlemek için toplantıya katılmışlar. Baştan sona gündemi ve konuşmaları dinlemişler. Başkan Kazım kurt ile tanışmışlar. Meclis Başkanlık divanına oturmuşlar. Hatıra fotoğrafı çektirmişler. CHP' li Belediye Meclis üyeleri ile tanışmışlar.Kulis yapmışlar. Nede olsa millet ittifakı içindeler..
29 Ekim kadın dernek başkanı Sibel Erenoğlu ile tanışmışlar ve üye olmuşlar. Ev ziyaretlerine gidip partiye üye kayıtlarını yapmışlar.
DEVA Kadın zirvesine Ahu Oflas ile birlikte katılıyor Eskişehir'i temsil ediyor..
8 Mart emekçi kadınlar günü nedeniyle etkinlik düzenlemişler.
Çok kısa zamanda başarılı çalışmalarla siyasete renk getirmişler.
Günün sözü..
Bizim; Hint kumaşı yaptıklarımız şimdi çöplükte eşeleniyorlar.