Cumhurbaşkanı, "Kapımız herkese açıktır, saflarımızı büyütüyoruz." dedi.
Bu çok önemli bir hamleydi. Bu çağrıya kulak verenler hemen AKP’ye koştular.

Salı günü partilerin TBMM’ sindeki gurup toplantılarında çok çarpıcı görüntüler vardı. AKP’ de ise farklı bir merasim vardı.
İç siyasette safları sıklaştırmak çok önemlidir.
Üç yeni milletvekili rozetlerini taktı.
İktidarın nimetlerinden faydalanmak için saf değiştirenler arasında, en coşkulu olanı CHP'den biraz tantanayla istifa edip, AK Parti'ye katılan Hasan Ufuk Çakırdı. Konuşması gündem oldu. Elinde bir metinle çıktı Erdoğan'ın yanına.


Övgü dolu sözlerle, “bugün buradayım. Hesapla değil, inançla, korkuyla değil, cesaretle, geçmişe sığınarak değil, millete yaslanarak, cumhurbaşkanımızın liderliğinde hak için, milletçe, devlet için dimdik durmaya geldim.

CHP'DEN AKP'YE GEÇER GEÇMEZ ERDOĞAN'A SELAM DURDU!

İrfan Karatuttu ise, “İki başkumandan var. Biri Gazi Mustafa Kemal Paşa, biri de Türkiye Cumhuriyeti'nin ordularının başkomutanı Recep Tayyip Erdoğan. Ben de selam duyuyorum” diyerek saygı duruşunda bulundu.


Nurettin Nebati’de sahnede yerini almış

KILIÇDAROĞLUNUN GUGUK KUŞLARI

Deva partisi genel başkan yardımcılığı yapan, CHP’ nin kontenjanından seçilen Kahramanmaraş milletvekili İrfan Haratutlu AK Parti'den hiç ayrılmadığını belirterek; “çok değerli yuvam, ailem hepinizi hasretle selamlıyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde AK Parti'mizde Cumhur İttifakı’na inşallah güçlü Türkiye için karıncalar gibi çalışacağımıza söz veriyorum.

Ben zaten aklen, vicdanen buradaydım. Bedenen geldim. Şimdi de Allah razı olsun diyorum. Devir Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında durma devridir” diyerek politikada yeni bir çığır açmış oldu.

AK Parti'nin vekil sayısı 275'e yükseldi. Böylece AK Parti'ye 2023 seçimlerinden bu yana 14 vekil katılmış oldu..
Daha sırada transfer edilmeyi bekleyen milletvekilleri var. Bütün mesele anayasa değişikleri için 360 sayısını bulmak.
Sonra stratejik sayı 400..
Mesele bu…

Recep Tayyip Erdoğan, milletvekili transferleri için bakın neler söylemişti

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN "15 MİLLETVEKİLİ"NE SERT SÖZLER
Tarih; 29.04.2018
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da AK Parti Gençlik Kolları Kongresi''nde konuşmasından önemli bir bölümü aktarıyorum..
-"Siyaset özünde millete hizmet yarışıdır. Siyasetçinin var oluş gayesi de ülkeye, millete ve elbette oyunu aldığı seçmene en güzel, en kaliteli şekilde hizmet etmektir.
-Siyaset, ilkelerle, prensiplerle, belli değerlerle yapılan, yapılması gereken bir iştir.
-Ahlakı, ilkesi olmayan siyasetin ne ülkeye ne de millete faydası olur. Rüzgârgülü gibi esintiye göre yön değiştiren, eğilip bükülen bir siyasi anlayış, popülizmin bataklığında debelenmeye mahkûmdur.
-Türk siyasi hayatı bu açıdan gerçekten ibret verici hadiselerle doludur. Siyasi tarihimizde bir tarafta ülkemize hizmet için asil devlet adamları, diğer tarafta da üç kuruşluk menfaati için kırk takla atan şahsiyet fukaraları vardır.
-90 yıllık siyasi geçmişimizde, milletin emanetini canı pahasına koruyan kahramanlar olduğu gibi darbecilere selam duran, tankları görünce sıvışıp kaçan korkaklar da vardır. Türk siyasetinde ülkenin bekası için kurşun yağmuru altında kenetlenenler olduğu gibi ülke düşmanlarına yancılık yapmayı siyaset zanneden muhterislere de rastlanır.
-Bu ülkenin siyasi geçmişi bir bakıma erdemli siyaset yapanlar ile ahlaksız, ilkesiz siyasetçilerin mücadele sahası olmuştur.
-Merhum Özal'ın ömrünün son yılları, ülkenin ve milletin sırtına kene gibi yapışan asalaklarla mücadeleyle geçmiştir.
-Rahmetli Erbakan, merhum Türkeş, merhum Yazıcıoğlu gibi siyasetçilerin tamamı, sırf bu vatana bağlılıkları ve millete sevdaları dolayısıyla muhterislerin hedefi olmuş, onların saldırılarına maruz kalmıştır."
-Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu ülkede siyasete irtifa kaybettirenler, yeri geldiğinde çıkarları için haysiyetlerini dahi tezgâha koyan muhterislerdir."
-12 Eylül böyle geldi, temel sebebi bu olmuştur ve kısa süreli iktidar uğruna, CHP'nin açtığı kirli milletvekili tezgâhı, o zaman vardı, şimdi yine var. Sevgili gençler, geleneği kirli olanın geleceği de pirüpak olmaz.
-İşte üzerinden 40 sene geçmesine rağmen eski alışkanlıklarından kurtulamadığını gördük. Dün olduğu gibi bugün de CHP, siyaseti bir kabzımal pazarlığına dönüştürdü.

CHP, milletin kendi adına hareket etmesi için emanet verdiği iradelerini pazara çıkardığı milletvekilleriyle, özellikle de, gençlere kötü örnek oluyor. Şimdi ben buradan sesleniyorum: Ey!15 milletvekili ya siz iradenizi nasıl oluyor da bu kadar ucuza satıyorsunuz. Ey! 15 milletvekili, bak karıştırma ha, siz Çanakkale'deki 15'ler değilsiniz.
-Siz iradesini satanlardansınız. Onları da lekelediniz ve siz, size oy veren bu milletin iradesine saygısızlık yaptınız. Size Bay Kemal talimat verdi diye siz, bunu yerine getirdiğiniz zaman bu şahsiyetsizliktir. Sizin şahsiyetiniz olgunlaşmamış, yok demektir.
- Siz bu noktada, 'Sayın Bay Kemal, siz bizim irademizi satın alamazsınız. Milletin bize vermiş olduğu bu yetkiyi, bize farklı istikamette kullandıramazsınız' demeliydiniz ama yazık oldu gittiniz, sözde partinin koltuklarına bile oturamadınız, çünkü sizin asli koltuğunuz müsaade etmiyordu. Bunları da yaşadık. Şimdi 24 Haziran'da ekranları başında bizi izleyen tüm CHP'ye gönül vermiş vatandaşlarıma sesleniyorum, 24 Haziran'da bunları sandığa gömmeye var mısınız diye sesleniyorum
BAKIN ZAMANINDA ERDOĞAN NE DEMİŞ?

Başka partiden milletvekili transfer etmenin ahlaksızlık olduğunu; transfer edilen vekillerin de dürüst ve ahlaklı olmadığını bizzat Erdoğan söylüyor.
Başka söze gerek yok!

"Bir insan bir partinin bayrağı altında seçime giriyorsa ondan sonra o parti ile birlikte hareket eder. Ayrılıyorsa da sadece partiden ayrılmaz. Eğer dürüstse, o zaman parlamentodan ayrılır, milletvekilliğinden ayrılır. Çünkü bağımsız olarak bu parlamentoya gelmiş birisi değilsin. Olması gereken bunu gerektirir. Ama tabi bu herkese nasip olan bir şey değil.''
Evet, böyle demiş 2013'te Erdoğan.
Bu sözlere itiraz eden olabilir mi. Dün söyledikleri doğruydu. Kim itiraz edebilir ki!
Şimdi kendinizi bir an Erdoğan’ına yerine koyun.
Yani empati yapın. Siz olsanız ne yapardınız?
Artık uyanın. Yeni dünya düzeni inşallah, maşallah ile yürümüyor.