Sanki bayram var. İktidar sahipleri ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Kimileri de işverene maliyeti hesaplıyorlar..
Mesele asgari ücretin rakamı değil ki. Satın alma gücü. Daha zam haberi belli olunca raflardaki etiketler değişiverdi.
İnanmayanlar varsa bir göz atsın.
30 TL şampuan 70 TL oluvermiş.
Fırsatçılara şöyle yapacağız böyle yapacağız. Elinizi tutan mı var. Ne yapacaksanız yapın. Görelim.
Sanki tarım kredilerdeki fiyatlar çok mu farklı.
Gündem de yeni yıldan sonra yağmur gibi gelen zamlar var. Fırsatçılara da gün doğuyor.
Serbest piyasa varsa. Zabıta yöntemleri ile sorunlar çözülmez. Bunu bilin. Bilmem anlatabiliyor muyum?
Daha da bekleniyor.
Etiketleri döverek, bağırarak, çağırarak üzerinde savaş verilemez.
Enflasyonla mücadele tarlada olur. Savaş üretimi desteklemekle olur. Hal yasasını çıkartmakla olur. Tedarik zincirinin sağlıklı işlemesiyle olur.
Marketlere dayak atılınca hoşumuza gidiyor. Müjdelerin arkası gelmeyince, gerçek olmayınca ne olacak?
Suç mahalli marketler mi? Etiketler mi?
Vay!O zaman sizin ekonomik bilginize tüküreyim.
****
Heterdoks serbest kazıklama dönemine kim dur diyecek? Ben mi?
Yoksa Heterdoks serbest piyasa modeli böyle değil miydi?
Şubat ayında alınacak asgari ücretin ilk maaş daha ele geçmeden raflara, tezgahlara gelen zam yağmurunu nasıl önleyeceksiniz? Bu sahtekarlara ne yapacaksınız?
Önleyin de görelim. Alkışlayayım sizleri.
****
2023'de yuvarlak masa ne olacak diye politik medyumlara sordum? Bilmiyoruz dediler
Seçim atmosferine girdik ya. Partilerin genel merkezleri teşkilat başkanlılarına yazı gönderirler.
Derler ki, aday olacaklar şu tarihe kadar istifalarını versinler. Fakat tarih belli olmasına rağmen istifa etmezler. Gözler, Ankara'dan yakılacak yeşil ışıktadır. Ankara dediğimiz genel merkez.
Orada, Hint kumaşlarıyla doludur. Kim? Yetkili kim yetkisidir belli değildir ama herkes kendilerini yetkiliymiş gibi gösterirler.
Ankara'da kulis peşinde dolaşırlar. Gitmedikleri, dolaşmadıkları makam-yetkili kalmaz.
Yatarlar, kalkarlar listeye girecek miyim diye rüya görmek isterler.. Merak bu ya. İlk üçte var mıyım yok muyum?
*****
Elbette İL başkanlarının aday olma haklarıdır da. En azından böyle değerlendirilir.
AK Partide nasıl olsa ön seçim yok.
Eskiden temayül yoklaması vardı. Ne güzel de yapıyorlardı. Sonra, Ankara'ya giderken yolda listelerde sıralamalar değiştirirlerdi. Ankara'da teamüller gereği adaylar tespit edilirdi.
Aday yoklaması vardı. Falan.
Şimdi bunlar olacak mı? Bilmiyorum. Bozuk ekonomide vatandaşın suratına nasıl bakacaklar... Birbirlerine dombra çalıyorlar.
Veya sosyal medyada pozometrik pozlar vererek PİAR yaptıklarını sanıyorlar. İşte durum bu.
Fantezi politik dalgalanmalar böyle.
İstifa etseler bu kez parti içinde bir dalgalanma. İl başkanı Kim olacak?
Birileri çıkar el altından isimleri piyasaya sürerler.
Yönetim içinden mi dışından mı olacak papatya falları açılır..? Atama olacak?
Sanki çok önemliymiş gibi.
Hiç kimse şu soruyu sormaz.
Bu seçimleri en iyi kim yönetir?
Hayır? Bu önemli değil ki. Bizden olsun. Hurafeler devreye hemen girer.. İl başkanı benim..
Sahi bu partilerle demokratik düzen olur mu olmaz mı siz karar verin. Liyakat paçalarından akıyor..
*****
AK partiden sonra en örgütlü kurumsal parti CHP'dir. Fakat teşkilatlarında bir aksiyon yok. Bir durağanlık var.
Belki seçimlere doğru adaylar belli olmaya başlayınca hareketlenir.
Herkesin bir beklentisi var elbette. Adaylar sürekli tavaf merkezlerini ziyaret ediyorlar. Şimdilik aday adayı isimler var.
İlk açıklayan isimdi. 10 aydan beri çabalarını sürdüren KADİR KODAK' tı..
Odunpazarı belediye meclis üyeliğinden istifa ederek yola koyuldu. CHP il binasının önünde Recep Taşel ile birlikte aday adaylığını açıklamıştı.
*****
CHP il başkanı RECEPTAŞEL. Kongreyle gelen bir isim. Siyaseti bilir. Bilmediği söylenemez. Diklenmeden dik durmaya çalışıyor..
İstediği gayet doğal..
Milletvekili olmak istiyordu. Fakat ön seçim yapılması halinde. Aksi halde dosya vermeyeceğini söylemişti..
13 Ekim Salı günü saat 20' de Ali Baş, Meltem Karakaş, Arif Anbar'ın birlikte sunumu yaptıkları açıkça programın konuğu olmuştu. ES TV ekranlarından partilinin düşüncelerini açıkça söylemişti.
Demişti ki;
Uzun zamandır seçme seçilme hakkını kullanamayan bir partilimiz mevcut. Bunlar kırgın, o kırgınlıkları ben hissediyorum. Bu dönemde bu kırgınlıkların bitmesi için, partiye yeni bir heyecan gelebilmesi için, yine bayram havasında olabilmesi için bu seçimlerin başarı kriterlerinden bir tanesinin ön seçim olduğunu biliyorum.
Bunu paylaşıyoruz ilçe örgütlerimizle. Geçen yıl bununla ilgili ilçe başkanlarımızla ortaklaştık, sözleştik bu anlamda. Aşağı yukarı tümüyle birlikte aynı düşünceyi paylaşıyoruz. CHP kültüründe yarış vardır, bayram havasında geçer. Aday adaylarını 16 bin 500 üye milletin önüne getirir koyarsa çok da başarı gelir diye düşünüyorum.
GÖREVİMİN BAŞINDAYIM.
Sosyal medyada attığı twitter ile son noktayı koymuş.
'Türkiye Cumhuriyeti 2'nci yüzyılında tarihi bir seçime hazırlanıyor. Tarihi seçim bizlere aynı zamanda tarihi bir sorumluluk da yüklüyor. Cumhuriyet Halk Partimizin iktidarı için, görevimin başındayım'...
****
Konu kapanmıştır. Recep Taşel partinin dağılmasını önlemiştir. Genel seçimlerin bütün yükünü çekecek. Bence doğrusunu yapmış. Siyasetin her türlü Bizans entrikalarını, çok yüzlülüğünü görmüş biri. Her şeye hazırlıklı.
Çünkü siyasal olarak başarılı olursa tarihe geçecek. Tarihsel bir seçimde CHP'nin Eskişehir'deki politik başkomutan o olacak.
Belediye başkanlarına düşen görev teşkilata tam destek olmak. Bu onların partili olarak da görevleri!.
Sistem değişirse umut olurlar.