Zafer Çatel yazdı.
Basında CHP konuşuluyor.Ne konuşuluyor? Olağanüstü 'UMUT' kurultayı...
Kim? takmış bunu.
Parti içindeki bir 'avuç' çare arayanlar...
Zaten, her seçim sonrası kurultay gündeme gelir. Acil kurultay sesleri yükselir.
Sanki kurultay yapılırsa, CHP de her şey düzelebilirmiş gibi!
Yandaş basın, genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi medyalarında, CHP ile ilgili haberleri vermezlerken şimdi maşallah haber manşetlerinde hep CHP var.
Köşe yazarları, CHP'nin kazanını kaynatıyorlar.
CHP nasıl olsa iktidar olamıyor ya, bari parti içinde iktidar olalım! Diyenlerde koltuk peşine çoktan düştüler...
ASIL MESELE NE?
Mesele nedir? Partiyi mi düzeltecekler... Bu sistemle mi? CHP'nin öyle bir derdi yok ki? Kurultaylar, 'O gitsin, ben geleyim' için yapılıyor. Parti nasıl yenilenecek?
Bir zamanlar, CHP değişimin gücü deniliyordu ama Baykal hep genel başkan oluyordu. Çünkü yapılan kurultayda Baykal'ın asker delegeleri vardı.
Yapılan tartışmalara bir bakın. Bir 'zihniyet' değişiminden bahsedilmiyor. Partiyi yenileyecek, iktidara nasıl geliriz konular üzerinde tartışmalar yapılmıyor. Parti içinde, muhalefetin olağanüstü seçimli kurultay için başlattığı hareketin adı 'değişim ve umut' olsada, bunu gerçekleştirebilecek kadrolar ortada pek gözükmüyor.
Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde gösterdiği performans ve seçim başarısı bu gelişmeyi tetikledi. Kılıçdaroğlu'nun başında bulunduğu CHP % 22.5 oyu zar zor alabildi.
UMUDUMUZ ECEVİT DÖNEMİ...
ECEVİT'in dağlara taşlara adını yazdığı Karaoğlan efsanesi hala kulaklarda çınlıyor. CHP'nin sloganları hala kullanılıyor. CHP bir zamanlar, işçinin, köylünün, dar gelirlinin umuduydu... Umudumuz ECEVİT diye yer gök inliyordu.
ECEVİT'i kimse anlayamamış anlaşılan. ECEVİT DSP'yi neden kurmuştu? CHP'nin bu yapısal sorunlarını aşmak için yeni arayışlara girişmişti. CHP'nin bagajındaki yüklerden kurtulmak istemişti...
Her seçim sonrası aynı akıbetle karşılaşan bir CHP var karşımızda. 'Öğrenilmiş çaresizlik'!
Tek fark bu kez %30'luk rüzgarı arkasına, alan İNCE'nin 'adayım' demek yerine pası, kurultay delegelerine atması?
Şimdiden umut kurultayı için imzalar söylentilere göre, 500'ü aşmış. Peki, yeterli imzaları 15 gün içinde toplayamazlarsa ne olacak? İmza verirlerde sonrasında kıvıranlar olamaz mı?
Elbette olur. Neden? Çünkü 2019'da yapılacak olan Belediye başkanlık seçimlerinde koltuk beklentisi olanlar var… Kazanan, bu koltukların sahiplerine dağıtımını yapacak.
Kurultay kavgası aslında koltuk kavgası. Hele genel merkezin kasasında hazineden alınan seçim paraları trilyonlar durdukça göz diken çok olur...
CHP'de siyaset bir ideal, ilke ve program üzerinden değil, kimi? Nereye getirelim merkezli yapılıyor. Parti içinde gücü elinde bulunduranın etrafında çıkar gurupları kendi anlayışlarını uyguluyorlar. CHP kendi içinde klikler savaşı veya klikler federasyonu şeklinde gruplaşıyorlar...
CHP neden başarısız oluyor? CHP politik patolojik sınırlarında geziniyor... Partinin tabanına inilerek politika yapılmıyor. Yani tecrübe, eğitim, liyakat hiç önemli değil. Böyle olunca, niteliksiz bir yapı ortaya çıkıyor. Delege gücün varsa bunu 'ticari anlamda pazarlık masasına' ve gücün yanında olursan, diğerleri hiç önemli değil. Bir gücün yanında yer aldığın zaman mutlaka bir makama sahip oluyorsun.
BELEDİYE SEÇİMLERİ...
Yerel seçimde il ve ilçelerde, özellikle Büyükşehirlerde gösterilecek adaylar, kadrolar çok önemli. Düşünün, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Antalya ve diğer büyükşehirler ile bunlara bağlı ilçeleri. Her iki tarafta bu kadroları belirlemek istiyor.
Eğer, yönetim değişirse her şey sil baştan... Yeni gelecek olan kadrolar adayların tespitinde çok etkili olacak. Onun için bu gibi ortamlarda beklentisi olup da imza verenler ya da vermeyenler açısından çok sıkı çok sıkı pazarlıklar döner. Bunu CHP'ye oy veren seçmenler bilemezler. Bu oyunun kurultay ustaları vardır. Görevleri budur.
Bu zihne sahip çabalar ne kadar gerçekçi olur. İsterseniz şimdiden belediye başkanlığı ve meclis üyelikleri promosyonları dağıtılmaya başlanacak. Umut üzerinden ne koltuklar pazarlanacak. Şimdi, hakikat adına psikopatolojik bir vaka ile karşı karşıya kalan CHP ne yapacak?
Öğrenilmiş çaresizlik içinde kıvranan CHP nasıl UMUT olacak?