Fakir neden fakirdir. Çünkü fakir çalmasını bilmez. Onun için fakirdir.
Japon atasözü
ZENGİN DE GEÇİNEMİYORMUŞ.
Ali Sabancı “Arzu ettiğime kıyasla geçinemiyorum." Demiş.
Arzusunu bilemiyoruz.
Zenginin malı züğürdün çenesini yorar.
MUTSUZUZ
ESO başkanı Celalettin Kesikbaş ile, asgari ücreti sorduk. Kısa bir cevap aldık..
Dedi ki; sanayide çalışan işçiler mutsuz.
İşverenler de mutsuz.
Ailelerde mutsuz.
Benim de uzun yazmama gerek kalmadı..
3 cümle ile ekonomiyi, sosyal durumumuzu özetledi.
2025 AİLE YILINA ELVEDA...
2025 yılında ekonomi düzelecekti. Enflasyon aşağıya inecekti. İşçi, emekli enflasyona ezdirilmeyecekti.
TÜİK’ in enflasyon rakamları ile, ailelerin hissettikleri enflasyon farklıydı.
Asgari ücretlinin, emeklinin Ocak 2025’ de aldığı maaş ile bugünkü maaş aynı satın alma gücünde değil.
Kayıp % 10.
Enflasyona ezdirildi.
Hükümet sözcüleri de fakiri, fukarayı, işçiyi, çiftçiyi enflasyona ezdirmedik diyor.
Birileri yalan söylüyor?
Ah’ bir bilebilsem?
Siz biliyor musunuz?
MEDYADA İTİRAFLAR…
Medya dünyasında alaboralar oluyor. İtirafçılar. Kütüphane ve skandallar… Sanki bunlar hiç olmamış gibi. Şaşkın şaşkın bakmalar yok mu?
Fenomenler unuttuk mu?
Çiftlik bank olayını ne çabuk unuttuk.
Peh peh peh!
HER ŞEY MÜBAH..
Yükselmek istiyorsan yolu açık. Ahlaksızlıkta sınır tanımayanlar.
Bazıları da yükselmek istiyorum demiş, onun için yolunu yapmış. Neler, neler yapmış.
Arşivler açılıyor... Arşiv yalan söylemez.
Geçmişte neler söylemişler!..
Sanki bunlar ilk defa oluyormuş gibi..
AHLÂK MESELESİ...
Sonra, efendim ahlâk meselesi.
Siyasi ahlâkı yasasını çıkartalım deyince, kıyametler kopmadı mı? Şunu kimse yazmıyor.
Bu sistem yolsuzluk, ahlâksızlık üretiyor.
Biraz kafa yorun.
Eksik olan edep..
Siyasette her şey var.
Yozlaşma, çürüme ve zombileşme. 3’ ü bir arada..
3 Y gibi.
Her şey var.
MEDYA DÜNYASINDA NELER OLUYOR?
Kimi televizyon programcısı... Kimi spiker... Kimi genel yayın yönetmeni. iş insanı... Manken... Şarkıcı, türkücü, kimisi TV kanalı sahipleri, kimi sigara kaçakçısı İsimleri günlerdir gazete manşetlerinde... TV haberlerinde dönüyor. Yorumlar yapılıyor. İşin ucu uyuşturucuya kadar gidiyor.
Kod adı kütüphane. Her gün gözaltına alınanlar, ifadeler, itirafçı olanlar, yapılan testler.
REZİLLİKLERİ GÖRÜYORUZ.
Rezillik... Diz boyu. 2025’ in bilançosu. Çürümüşlüğün, yozlaşmanın dibini gördük.
Sonradan görmelerin her türlü görgüsüzlüklerine tanık olduk. Siyaset itibar kaybetti.
Yeni saraylılar.
Bizlere, şimdiden 2026^nın fragman izlettiriyorlar.
+++++
Eğri baca düzgün tütmez.
Son söz, 2025 yılı ayı rezillikleri ile anılacak.
2026’ da AK parti de, dosyalar patlatılacak. Baronların ismi piyasaya sürülecek. BARONLAR ve baronistler
Hüzzam makamında, şark bülbülü gibi şakıyacaklar. İnsanımızın, varlıkları nasıl hortumlandığına tanık olacağız.
Ucu nerelere gidecek?
Nereye kadar. Beraber yürüdük biz yollarda diyecekler!
TÜRKİYE ROTASINI YENİDEN ÇİZECEK...
Parola; Masa, kasa, nisa! Devam mı diyecek..
Ya da yeniden “isyan ahlâkı” gündeme gelecek mi?
Bence; Hak ile batıl ayrışacak.
İşte o zaman yeni bir Türkiye’nin ilk ışıklarının parlayacağı günler olacak.
Aklında, masa, kasa, nisa olmayanların başa gelmesi ile ilk adım atılmış olacak!
Peki, şu soruyu soralım kendimize. Maarifi olmayanın ahlâkı olur mu? Ahlâkı olmayan toplumun medeniyeti olur mu?
Peki, ahlâklı olalım ve bunun için çaba gösterelim diye bir irade var mı?
Çevrenizde bunu idrak edecek kaç kişi kaldı?
İblislerin cirit attığı bu bozuk düzende yeni bir çıkış yolu var mı?
Hiç düşünmez misiniz?
Başımıza yağan bu pisliklerin nedenini?
Günün sözü;
Hasbelkader çıktığınız zirvede oturamazsınız. Zira esecek hak rüzgârı ile savrulup gidersiniz.
Cengiz…