Odunpazarı Belediye Meclisi 2026 yılı Şubat ayı olağan meclis toplantısı yapıldı.14 gündem maddesi var. Gündemdeki konular ilgili komisyonlara sevk edildi. Gündem dışı konuşmaları yapmak için AK Parti Meclis Üyeleri dört gözle bekliyordu…
AK Parti’nin meclis üyesi olan sözcüleri Kâzım Kurt’un Odunpazarı’nda yaptıklarını eleştirmek yerine, hükümet icraatlarını, deprem konutlarındaki başarılarını yazılı metinden okumaları bunun en büyük göstergesi.
Hâlbuki orası Odunpazarı’nın sorunlarını konuşulması gereken meclis. Zaten Odunpazarı’ndaki gündem ile ilgili sorunları değildi konuştukları. AK Parti fırsat bu fırsat diyerek propaganda yapıyor..
Çünkü AKP kendi teşkilatlarında bile konuşamayan veya konuşmayan belediye meclis üyeleri, Kazım Kurt yönetimindeki mecliste özgürlüklerini yaşıyorlar. Partinin Propaganda niteliğindeki hükümetin icraat metin okumalarını, ekranlardan canlı olarak izleme olanağı buluyor.
BÖYLE BİR ÖZGÜRLÜĞÜ NEREDE BULACAK?
Kazım Kurt’un bütün engellemelere rağmen başarılı işler yaptığını onlarda biliyor lâkin itiraf edemiyorlar.
BAŞKAN KURT SON NOKTAYI KOYDU
Her zaman olduğu gibi portföyünde yok yok. Katı atıklardan alınan KDV’ye açıklık getirdi. KDV’yi biz almıyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki çoğunluk iktidarınızdır.

Öncelikle bu katı atıkla ilgili konuda hepinizin kafasının netleşmesi için bir iki bilgi vermem lazım. Bir kere bu işi en iyi bilmesi gerekenlerden birisi Şükrü Bey diyor ki, verginin KDV'si olmaz.
Bu vergi değil, katı atık bedeli ve bakanlığın belirlediği bir ücret tarifesine göre alınan bir bedel. Bunun da hukuktaki karşılığı herhangi bir konuda ücret alıyorsanız bunun mutlaka KDV'sini alacaksınız. Siz biz aracıyız.
KDV'yi biz uydurmadık. KDV'yi biz koymadık. KDV'yi biz almıyoruz deme şansımız yok. Var mı?

Çevre temizlik vergisi ayrı bir şey. Katı atık bedeli ayrı bir şey.
Bunu da bunu da koyan bunu da koyan sizin iktidarınız. Doğru. 25 yıldır büyük bir çoğunlukla bu ülkeyi yöneten, her türlü yasayı yapan bu iktidar böyle buyurdu.

EVSEL ATIKTA VERGİ DEĞİLDİR
Milli iradeyle böyle buyurdu. Dedi ki, kirleten öder. Sen bunun bedelini alacaksın. Ben bunun bedelini alırken de KDV kanundan dolayı da KDV'sini almak durumundayım. Şimdi mahkeme KDV'sini iptal etti. Vergi dairesi ile mahkeme kararı arasında çok büyük bir çelişki var. Bunun takibini yapacağız. Elbette hukuk herkes için aynı olmalı. Herkes için uygulanmalı. O nedenle mahkeme kararlarını uluorta eleştirmek bizim işimiz değil. İlgili alanlarda eleştirilerimizi yapacağız. Ama keşke şu mahkeme kararlarına siz uymayı bir alışkanlık haline getirseniz.

YASALARA UYMUYORSUNUZ

Anayasa Mahkemesi kararına uymuyorsunuz. Yargıtay kararlarına uymuyorsunuz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymuyorsunuz. İşte yüzlerce insan boşu boşuna hapislerde yatıyor. En temel özgürlüğünden mahrum kılıyorsunuz.

Kılınız kıpırdamıyor. KDV'yi iptal etti diye mahkeme kararı var. Evet. Mahkeme kararı var. Yanlış bir karar. Bu KDV bizim değil.

Biz bunu uygulamakla yükümlüyüz. Evsel atıkta vergi değildir. Bir ücrettir. Kirleten öder, tamamını öder. Kanun ve yönetmelik bize öyle diyor. Yaptığınız bütün masrafı alacaksınız diyor. Biz de o masrafı alırken onun üstüne KDV'yi KDV yasasından dolayı koymak zorundayız.
Kanun böyle. Maliye tebliğinde var. Yasayı çıkartan sizsiniz. Cumhurbaşkanın imzası var. Yasalardaki çelişkileri düzeltmek hükümetin işi.
ESKİŞEHİR İÇİN 23 YILDIR NE YAPTINIZ?
Su meselesinde değinerek yetki kargaşasına son vermek için 25 yıldır ne yaptınız. DSİ’nin görev ve Yetki alanları belli. ESKİ’nin belli. Belediye ye suyu verme yetkisi DSİ’ni. Konutlara ve iş yerlerine şebekeden dağıtım yetkisi ESKİ’nin. Anlaşamıyorlar. Anlaşmaları lazım.
Yasanın yeniden düzenlenmesi lazım. 25 yıldır neden bu düzenlemeyi yapmadınız.


İMAMOĞLU CUMHURBAŞKANI ADAYIMIZ
-İmamoğlu’na şimdi bari laf atmayın. Zaten bir yıldır adamı işkenceden eziyetten atmışsınız içeri. Yani iddianame ortadadır, şişirmedir, palavradır. Yüreğiniz yetiyorsa yargılamaları canlı yayınlayın.
Görelim. Savunma çıktığı zaman göreceksiniz.
Onun için burada adamı burada rahat bırakın bari. Yani ben sonra da diyorsunuz ki bunu savunuyor. Elbette savunacağız. Bizim cumhurbaşkanı adayımız 15,5 milyon insanın oyunu almış. Dolayısıyla da biz onu savunacağız.

BU DÜZEN DEĞİŞECEKTİR

25 yıldır. 25 yıldır bu ülkeyi yönetirken bu hale getirdiniz.
Ekonomik sıkıntı olduğu doğrudur. İnşallah düzeltirsiniz. Beceremediniz. 25 yılda, 25 yılda beceremeyenler bundan sonra asla ve asla beceremez. Bunun sonucu erken seçimdir. Sandık gelmelidir. Siz yapamayanlar gitmelisiniz. Yapacak olanlar gelmelidir.
Bu kadar net.

PEKİ, BU DÜZEN NASIL DEĞİŞECEK?

Kazım Kurt net anlatıyor ama AK partililer “brüt” anlıyor! Freud bu duruma ne derdi, nasıl bir analiz yapardı acaba?