12 Eylülün sonuçlarını iyi analiz edemeyenler bu gün demokrasi konusunda fetva veriyorlar.

12 Eylülcüler şunu söylüyorlardı. Tencereyi kirletenlere bir daha memleketi teslim etmeyeceğiz.

Sonra ne oldu.

Bu paşalar memleketi parsellemişler.

Atatürkçülük adına. Millîlik adına. Laiklik adına..

Amerikancı darbenin apoletlilerini şimdi ne anan ne bilen var.. Sonuçlarına baktığımızda ne görüyoruz?

12 Eylül’ün muhatapları da yok artık..Ama 12 eylülün felsefesi devam ettiriliyor..

Din elden gidiyor, ahlak elden gidiyor, diyenler iktidarda.

Milliyetçilik elden gidiyor, vatan, millet bayrak, ezan elden gidiyor diyen ülkücü hareketin temsilcileri şimdi APO’ ya özgürlük türküsünü söylüyorlar.

Aman ülke elden gitmesin. Aman Amerikan BOP projesinin ortaklarından biride çaktırmadan destekler atıyor iktidara.

Aman Erdoğan gitmesin.

Aman CHP iktidar olmasın.

Öylesine ki Özgür Özel’in CHP’ deki başarısından bile mutsuz oluyorlar.

Üzülüyorlar.

Kim bu diyeceksiniz?

Elbette çakma Gandi Kemal..

Bir proje doğrultusunda CHP’ nin başına getirilen proje Man.

Gelirken öyle sözler vermişti ki. Seçimlerde başarısız olursam koltuğu bırakırım.

Projeman tam 13 seçim kaybetti.

Erdoğan’ın karşısına çıktı yenildi de yenildi.

Olmadı yine çıktı yine yenildi..

Erdoğan CHP’ nin başındaki Kemal’den çok memnundu. Nasıl menün olmasın ki. Böyle muhalefet olduktan seçimler her zaman çantada keklik.

Tam 13 yenilgi.

Hep 2 ci olmuşsun.

CHP’nin 5 Kasım 2023 tarihinde 38. Cumhuriyet Halk Partisi Olağan Kurultayı’nda seni postalamışlar. Özgür Özel’ e karşı 276 oy fark yemişsin.

Özgür Özel CHP tarihinde 2. Kırılma yaşamış ve değişim mottosuyla CHP ‘ de görüntüde olsa bir umut ışığı belirmişti.

Cam tavanlar kırılmıştı..

İşte kırılma o gün başladı ve CHP’ nin başına çoraplar örülmeye başlanmıştı…

Piyanonun tüm tuşlarına basılmıştı.

Basanlarda CHP’nin ayak takımı politbürosuydu. Çünkü ellerinden parti içi iktidar gidivermişti.

Bu aynı zamanda hazineden alınan yardımlarında ellerinden gitmesi anlamına geliyordu.

Para güç demekti.

Özgür Özel 31 mart seçimlerine kısa zamanda hazırlandı ama sorunları da sırtında taşıyordu..

Bir taraftan değişim diyordu ama diğer tarafta Kılıçdaroğlu’ nun parti içinde bıraktığı tortular vardı..

Zaman kısaydı.

Belediye başkan adayları belirleme süreçleri çok kısıtlıydı. Adayları yeni gelen yönetimler pek tanımıyorlardı. Belediye başkan Adayları tartışması her yerde vardı.

Bu süreç çok sağlıklı yönetilmedi.

İlkesizlik ve tutarsızlıklarda vardı.

Kazanacak aday, popülist aday, seçimi kazanacak aday tercihleri yanlışları da beraberinde getirdi. Kılıçdaroğlu döneminden alınan miras çok sağlıklı değildi. Bazı yerlerde birkaç dönem belediye başkanlığı yapmış olanlarla yola devam ettiler.

Evet, seçimler kazanıldı.

Ama bu belediye başkanlarının çok özel gayretleri ile kazanılan bir seçim değildi. Siyasal konjonktürle ilgili bir durumdu.

Değişim rüzgârlarının toplumda da kabul görmesiydi.

MUTLAK BUTLAN TARTIŞMALARININ ANLAMI?

Mutlak butlan tartışması gündeme getiriliyordu.

Diğer taraftan da parti içinde Kılıçdaroğlu’ n dan politik beklentileri olan ve geçinen bir güruh boş durmuyor trollük yapıyordu.

Kılıçdaroğlu’ nun CHP içinde kliği oluşturulmuştu. Hazine den gelen yardımı bu kliğin güçlendirilmesi amacı ile kullanılıyordu.

Genel merkezi tavaf eden kifayetsizler ile dolup taşıyordu. Parti lideri ya. Kılıçdaroğlu Erdoğan’a özendi. Tek adam rolünü benimsedi.

Tüzük değişiklikleri ile genel başkan yetkileri genişledi. Parti meclisi de yetkilerini genel başkana devretmişti bile..

Elindeki yetkilerini kurullara danışmadan kararlar almıştı. Bunu yuvarlak masada gördük. 6 lı dedikleri masanın adayı biraz zorla Kılıçdaroğlu gösterilse de Meral Akşener’in masayı devirmesi ile birlikte o günkü fay çatlağı millet ittifakını umutlarını yok etmişti..

Onca ulufe dağıtımlarına rağmen Kılıçdaroğlu kazanamamıştı.

14 Mayıs 2023 milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP yenilgi almıştı?

Milletvekilliklerini, belediye başkanlıklarını çoktan tahsislerini yapmıştı bile..

Örgütler mi?

Soran kim?

Genel merkez onlara şube, acente muamelesi yapıyordu. Örgütten gelen seslere çoktan kulaklarını tıkamışlardı..

Kılıçdaroğlu için önemli olan kendisini en çok tavaf eden belediyeler onun tartışmasız gözdesiydi.

Bazı belediye başkanları bunları iyi bildikleri için sık sık araçlar dolusu vatandaşları meclise götürüyor kendi PİAR’larını yapıyorlardı.

2024 Belediye seçimlerini Özgür Özel kucağında buldu. Sırtında bagajı, kucağında Kılıçdaroğlunu’nun miras bıraktığı enkazları vardı.

Ve 31 MART seçimlerine CHP tarihi bir başarı elde etti..

Net sonuç. % 37.7 oy oranı ile 1. Parti olmuştu.14 büyük şehir,21 il, 337 ilçe,61 belde de seçimleri kazanmıştı..

Ne olduysa bundan sonra başladı.

Sen misin kazan..

Sen misin 1. Parti olan..

Kılıçdaroğlu rahat durur mu? Onun yurttan sesler korusunun şefleri ekranlarda boy göstermeye başladılar. CHP’yi mahkemelere taşımaya başladılar.

Sen misin 1. Parti yapan. Entrika uzmanları devreye alındı. İtibar suikastinde uzman troller devreye sokuldu.

Bir baktık Kılıçdaroğlu medyada gündeme getirilmeye başlandı.

Umut bu ya.

Beklenti bu ya.

CHP’ nin başına gelmek istiyor. O koltuğa tekrar oturmak istiyor. Neden. Çünkü onun derdi o. Onun derdi AKP iktidar olsun. Erdoğan tekrar cumhurbaşkanı olsun.

Görevi o.

Kılıçdaroğlu siyasette misyon üstlenmişti. Çünkü CHP’ nin başında olmayınca AKP zora giriyor..

Erdoğan zora giriyor.

Erdoğan’ın bir dönem daha yerinde olması lazım.

Ben o koltuğa oturamazsam AKP seçim kazanamayacak?

Peki, o zaman ne olması lazım.

Benim CHP’ nin başına gelmem lazım.

Ama öyle ama böyle.

Ama mahkeme, ama butlan.

Orada oturmam lazım.

Ya CHP kazanırsa..

Aman aman benim gelmem o koltuğa oturmam lazım.

Ya özgür Özel’ li CHP kazanırsa.

Eyvah eyvah!.

Aman aman aman.

Ya o zaman BOP’ projesi tedavülden kalkarsa… Erdoğan’ız bu iş nasıl devam edecek?

Ben tek başına ne yaparım..

Benim koltukta oturmam lazım..

Böyle düşünüyor herhalde. Devreye neden giriyor. Bu normal mi sizce. Akılcı bir yaklaşım mı?

Ne diyelim.

Senaryo mutlak butlan kararına kaldı. Yargının karar vermesi çok mu zor.

Neden sürekli erteleniyor?

Peki, YSK’ nın kararları neden yok varsayılıyor. Amaç kafaları karıştırarak CHP’yi kamuoyunda itibar kaybettirmek.

Kılıçdaroğlu’ nu tekrar CHP’ nin başına getirmek. Çözüm bu mu?

Bir tık ilerisi CHP’yi yargı kararı ile kapattırmak.

Yoksa üst akıl devreye mi alınıyor!

Sonuçta demokrasi böyle böyle olgunşacak!

Milletin algılama ve değerlendirme süreci böyle başlayacak. Çakraları böyle çalışacak.

Ne diyeyim.

Niyet ettim demokrasiyle buluşmaya.